Aşkı dinledim bir martıdan..dediki; aşk bazen vazgeçmektir usta..aşk bazen vazgeçmektir.
Gönüller bir olunca samanlık seyran olurda, bir kibrit çöpü yeter dedi her şeyi bir anda yakıp yıkmaya..samanlığın seyranlığı kısa sürer usta..
Aklıma sen geldin birden….hatırlar mısın ne samanlıklar yaktık seninle..? samanlıklarda yandığımızda oldu bazı günlerde..ama en nihayetinde; anladık ki sevgi yetmiyor her şeye..
Nasılda ağlardın omuzlarımda…gözyaşların tenime düşerdi…sıcacık nefesin yüzümde..sarılmışız,sanki dünya sadece o odanın içinde..ağlardın…. sen en güzel ağlayandın…Burnun tıkanırdı hani..Yanakların pembe..Yeşil gözlerinden düşen damlalardı hayatımın anlamı..Nasıl sevdim seni be!Hiç susuz yangınlar olur ya…Aynen öyle.. Ve o ne gidişti be! Hani bir şimşek gelirde tam üstüne düşer ya… aynen öyle..
Gidişinin üstünden çok zaman geçti..Çoook ..Şimdi neredesin? Kiminlesin.?.Yada kimi terk etmektesin bilmiyorum..Her gece yaprak düşüyor,martı gidiyor,kayıklar sallanıyor ve ben
ağlıyorum… Vazgeçtim çalıyor radyoda…Hava soğuk oluyor deniz kenarında..Ve hiç martı olmuyor bu gecenin berbat karanlığında..
Aşkı dinledim bir martıdan..dediki;aşk bazen vazgeçmektir usta..gönüller bir olunca samanlık seyran olurda..bir kibrit çöpü yeter dedi her şeyi bir anda yakıp yıkmaya..samanlığın seyranlığı kısa sürer usta..
Eyvallah!! Aşıklara en çok şahit olan sensin..Aşkı en iyi sen bilirsin.Ne desen inanırımda… Bir sözde ben söylemeliyim sana…Aşk zaten vazgeçmektir usta..Aşk zaten vazgeçmektir…Gönüller bir olmaz..Samanlıkta seyran…Kibrit çöpleri de en etkisiz eleman bu masalda..Ne ben? Ne de o kız?Bu masalda tek gerçek sensin asl
Archive for the ‘aşk hikayeleri’ Category
Seni Anlatmamı İsteselerdi
Benden, seni anlatmamı isteselerdi, bir yürek anlatırdım içinde koskacaman bir dünya, dünyada kocaman bir fener ve sevgi yolu aydınlatan.
Deselerdi yaz onu; yazardım en güzel şiirleri dilsiz istekleri dipsiz kuyu sarınçlarında yuvarlanan aşkları. Yazardım parmaklarım morarıncaya kadar yazardım, yüreğim yorulup duruluncaya kadar.
Deselerdi çiz onu; çizerdim dünyayı, dünya her tarafı yedi veren gülleri yedi renk açan en mevsimsiz çiçeklerin açtığı nakışlı oyalı özenli bir dünya ve korkardım kendi çizdiğim dünyaya dokunmaya, korkardım çiçeklerin yaprakların solmasından.
Deselerdi kim O ?
O derdim O işte yüreğinde deryaları taşıyıpta tek bir dünyalıya konuşamayan, o sınırsız sevgi deryasında yelken açıp giderken sevgisini utangaç kişiliğine gömen biri idi.
Ve O derdim ;
Beni sabahlara kadar kendisini düşünmek zorunda bırakan insafsız biri O konuşsa yüreğindeki allı tebessümlerde kaybolurdum, konuşsa yanmadan yıkılmadan söndürürdü beni derdim. Sigaram kadar tiryakisi olduğum içkim kadar başımı döndüren, görmediğim kadar özlediğim, özlediğim kadar dokunamadığım, dokunamadığım kadar ürkek…
Ve O derdim ;
Yaşayıpta yitirdiğim değil yaşamayıpta bilmek istediğim, konuşmasını beklediğim kızıl dudaklarına hasretlendiğim hasreti ile eridiğim, yanımda iken bile özlediğim gittiği yolu kıskandığım aydınlık günlerimi aradığım.
O derdim
merhaba ben bildircin ve benim ask hikayemi sizlerle paylasmak istedim nerden baslasam bilmiyorum ama en dogrusu kendimden baslayim ben 17 yasindayim ve hayatimda ilk defa asik oldum aslinda yildirim aski oldu bu ben amerikada oturuyorum ben kac sene sonra turkiyeye tatile gittim gecen yaz ve hic unmadigim seyler oldu fatih diye bir akrabagima asik oldum ama varya ilk zamanlar hic ilgi duymuyodum ama zaman gectikce ona olan ilgim cogaldi ve aska donustu cok kisa bir zaman icinde birbirimizi cok ii tanidik ve sevdik bizim orasi biraz dedikoducudur ve hemen herkez duydu tabiki bizim askimizi benim geri donme zaman geldi cok fena olduk oda ben gittikden az bir sure sonra askere gidicekti icim icimi yiyodu bu arada annemgiller hep ogrendiler neyse ben eve geri dondum ve o gunden ihtibaren cok kalpler kirildi cok kisiler uzuldu ben cok direndim annem ilk zamanlar hic istemedi ve hala bir istemiyo ama zamanla kabulleniyo neyse ben askimi sadece ve sadece telefonla ve msn le gorusebiliyoruz o askerde ben burada ya arkadaslar cok zor bu ozlem gitdikce bir cekilmez bir aciya donusuyo en kotusude babamda ogrendi bizi ve turkiyeyi yasakladi bana o kadar seviyomki bir bilseniz evlenmeyi dusunuyoruz benim okulum bittikden sonra ama hicde umutlu gorunmuyo cok uzun ve hasret dolu yillar var onumuzde ve insallah en sonunda hayirlisi olur ben 17 yasindayim ve hic bir zaman aska erkeklere ve hayata guvenmedim askimi taniyana kadar tabiki askim cok kendinde biri agir basli geleceye onem veren anlayisli sevecen ve sadece cok ii birisi ve ben bazen onun gibbi birisini hakk ettimedigimi dusmuyorum ve onun icin bazen bu askdan korkuyorum boyle bir yuku kaldira bilirmigim diye insallah herseyin hayirlisi olur arkadaslar ask cok guzel ama cokk emek isteyen birsey sevmek cok guzel birsey ama asik olmak bir baska allah herkeze aski yasatsin insallah…zaman ayirip benim zorluklu askimi okudugunuz icin saolun ve mutlu asklar diliyorum sizlere..
o gün büyük bir sesle uyandı..hemen pencereye koştu…
şaşırdı çünkü 3 yıl aradan sonra apartmanlarına yeni biri taşınıyordu “yine yaşlıdır ,kafa dengi çocuğu yoktur ” diye düşünerek içeri girdi…Ama yanılmıştı taşınanların 2 tane güzeller güzeli kızı vardı…Hemen büyük olana gözleri dikti…ANCAK kızlardan küçük olanının onun hayatında derin bir etki yapacağını nerden bilebilirdi ki…
aradan 2-3 hafta geçtii kızlarla tanışmak zorundaydı…en azından kendin, öyle hissediyordu…Kızlardan büyük olan çok kopuktu “küçüklerle işim olmaz” diyen tiplerden..Bu durum karşısında ilgi odağı küçük kız oluyordu. bir kaç arkadaş yardımıyla tanışmayı becerdi…
aradan 3 ay geçti.Çocuğun aşkı o kadar büyüktü ki onun uğruna ölmeyi göze alabilirdi…o kızı nasıl seviyorsa bi o kadarda kız onu seviyordu…okullar açıldı yeni arkadaşlar edinildi..aradan yine 2 ay geçti..onun üzerindeki baskı çok artmıştı “liseliyiz,kız çok, boşver onu” arkadaş baskısı,çevre etkisi,gençliğe adım ve lise polemiği o büyük aşkı parçalamaya yetti…
o kızı çok ama çok seviyordu…ayrılmaya karar verdi… aklında hep şu düşünce vardı “ileride onun kalbini kırmak bana acı verir”
kızı önüne çekti herşeyden habersiz etrafa gülücükler saçan ağzından “aşkım ” lafı eksik olmayan o biricik aşkını….kız tm bir şey söyleyecekken çocuk aşkının sözünü kesti ve kararını açıkladı…”AYRILALIM” kız için ve çocuk için herşey donmuştu sanki…öyle bir duyguydu ki ağlamak yanında tarif edilemez şekilde küçük kalırdı…
çocuk dayanamayıp ayağa kalktı ve arkasına bakmadan yürüdü..tam bir iki adım atmıştı ki yere küçük bir şeyin düştüğünü duydu arkasına dönüp baktı düşen şey küçük mavi bir kutuydu…
kız ağlayarak…koşar adımlarla çocuktan uzaklaştı..kız uzaklaşınca çocuk hemen yerdeki düşen kutunun yanına gitti ve kutuyu açtı…kutunun içinde güzel bir bileklik ve bir not vardı notta şöyle yazıyordu “doğum günün kutlu olsun aşkım” çocuk o anda yıkıldı bugün kendisinin doğum günüydü…
Aradan 9 ay geçti kız apartmandan taşınmıştı…ama taşınmalarından tam 8 ay sonra çocuğa bir mektup geldi mektupta şöyle yazıyordu…
sen bu mektubu okurken ben seni izliyor olacam…ama bu sefer kapı komşunuz biricik aşkın olarak değil ayrıldığın günün sabahı kanser olduğunu öğrenip yıkılan ve tek desteği tarafından bir kez daha yerin dibine gömülen bir kız olarak…BEN ÖLDÜM–AŞKIM ÖLDÜ–
şimdi o çocuk hep düşünür durur “neden? neden? neden?” “neden? arkadaşlarına yenik düştü neden? iradesine güvenmedi? neden? korktuuuuu NEDEN??””
VE HALA DÜŞÜNÜYOR… biliyorum çünkü o çocuk benim
ben seni sevemem seni saramam senin olamam sana doya doya bakamam çünkü bu bendeki dert dermansız ümitsiz sadece seni uzaktan sevebilirim ve görebilirim sen beni kötü bil kalpsiz bil acımasız bil nankör bil ama seni sevdimi ve senin için neleri göze aldımı bilme mutlu ol sev ve benim sevgimden cok sevil ki oda senin için aşkını canını göze alsın şimdi evlendin evlisin ve benden cok uzaklardasın ve en kötüsü beni nefretle hatırlıyorsun ama mutlusun duydum bir kızın olmuş esmermiş bana benzeyen yönleri varmış arkadaşlarım bahsetti duyduyumda sadece sol tarafımın acıdını söndüremediyim ateşin yandını hissettim ve o kalbimdeki kapandını sandıgım yaranın içten içe kanadını neden mi sen hep erkek adamın erkek çocuğu olur derdin bende kız olsun derdim sorumlu bir babasın bundan şüpem yok şimdi beni tek avutan geçen senelerdeki anılarımız biz nerde yanlış yaptık demekten utanıyorum çünki seni bırakan bendim onca seneyi hiçe sayan bendim sözünden dönen bendim dimi bunlar görünenleri ama gerçeyi öğrenirmisin bilmiyorum bunu görmeye ömrüm yetermi bilmiyorum ama ben ne yaptıysam senin iyiliyin için yaptım ailenle aranın bozulmaması için ve canının yanmaması için okadar sebep varki anlatsam offfff boşver olan oldu sen mutlusun belkide yazdıklarımı okursun seni sensiz yaşamak en kötü kader olsa gerek bunu okuduyunda benim oldumu anlarsın sen evlenirken bende beyazlar içindeydim seninle evlenen ben gibi tek gerçek vardı sen imzayı attın ve üzerimdeki bana cok yakıştırdıgın beyaz elbiselerim kefenim oldu ve ölmeyi düşündüm ama senin mutlu oldugun günü lekeleyemedim düğününe gelip o benim sevgilim benim demek ve seni çekip yanıma almak istedim ve izmire okuduğumuz anılarımızın aşkımızın başladıyı yere götürmek ama yapamadım yapamazdımda dimi sen şimdi izmirli biriyle evlisin acaba izmire gittiyinde aklına geliyormuyum anılarımız sendede yaşıyormu yoksa nefretinle öldürdünmü onları eger ben seni tanıdıysam ve aşkına inandıysam ki aşkın en delisini yaşadık unutmadın belkide o kızının her yüzüne baktığında aklına ben geliyorum yada ben böyle istiyorum ve düşünüyorum ben evlenmedim ama arkadaşlına ve samimiyetine güvendiyim iş arkdasm var tanıma aşamalarındayız belkide evleniriz bilmiyorum sen evleneli 4 sene yi aştı ve üzerinden tam7 ay 21 gün ve 12 saat geçti eee artık bebde bir yerden tutmalıyım hayatı tıpkı senin yaptığın gibi canım hala yanıyor aşk kelimesini duyduyum zaman inanmıyorum senden başka kimse bana aşkım diyemez gibi geliyor şimdi bile bunları sen okuyacakmışsın gibi yazıyorum sana ulaşmak sesini duymayı geçtim benim suçsuz oldumu bilmen yeticek bana neyse kapatayım ben evimdeyim yine hasta oldum nezle o gün yağmur yedim biliyosun hemen hastalanırım ee samsundada yağmur eksik olmuyo eee bende hep hasta oluyorum sen yağmuru yağmur bizi cok severdi ama beni hasta etmeden gitmezdi neyse mazide kaldı herşey sen benim ömrümün sonuna kadar tek aşkım olarak kalacaksın ne olursa olsun mutlu ol bak bir şarkı var bizi anlatıyor ıhlamur altı engel var ……….elveda n d
allahım ben ona aşığım bu hafta bostancıya gidicez arkadaşlarla tek umudum orda birbirimize açılmamız ki onun bana karşı hiç bişiyi olmadığını biliyorum ama olsun genede sevmek güzel aslında başımdan geçen olayları anlatmak isterdim ama ortam müsait değil
:) peşimde koşan o kadar erkek olmasına rağmen genede onu istiyorum off yaaa:
Bir gün hayatımdan ördürürcesine çıkacaksın ve ben seni hep son günkü halinle hatırlayacağım. Senin en güzel halin neydi diye düşünüyorum. Ve içimden bir ses yıllar öncesine götürüyor beni…
Seni her halükarda içimde hissedebiliyorum. İşte olayımın en güzel yanı bu. Sen ne kadar anlayabilirsin bilemiyorum. Ama benim gibi her şeyden ve herkesten uzak bir hayatın olmasaydı bunun ne demek olduğunu anlardın. Seni anlıya biliyorum sevdiklerin ve sana destek veren herkesin yanında ağlamak bile senin doğal. Benim için lüks olan her şey sana doğal geliyor.
Şimdi yatıyorsundur. Bir sigara yakmış yatağının ucunda yaşadıklarını ve benim sana söylediklerimi ve hatta yaşadıklarının bir hata olduğunu düşünüyorsundur. Kanayan yarayım senin için biliyorum. Bir hata. Bir yanlış. Oysa sadece sevmiştim seni. Hala aklımın bir ucundan çıkmıyorsun. Son kez çıkmayan olacaksın. Seni asla unutmayacağım. Yerlerde sürünüp yok olsam, evlenip çocuk sahibi olsan ve adım bir yana, dünyada olduğumu unutsan ben yine bıraktığın yerde olacağım.
Parktaki çocuklara bakıp seni yaşayacağım. Söküp atmam gerek içimden seni. Hayatımın kalanını sensiz yaşamayı öğrenmeliyim. Ve öyle ki hiç sızlamamalı içim seni gördüğümde. Sen utanmalı, sen başını eğmelisin. Yaptıklarından utanmalı, iliklerine kadar üşümelisin yazın kavurucu sıcaklığında…
Ama olmaz bunu sana yakıştıramam. Sen bunları yaşamamalı, görmemelisin. Korkma yavrucuğum ben gizli bir köşeden seyreder sonra usulca kaybolurum. Sen hiç görmezsin beni. Belki bir gün ortak bir tanıdığımızdan haberlerimi alırsın. Olur da hakkımda kötü bir şeyler duyarsan ne olur kulak asma yalandır mutlak. Senin üzülmen için söylenmiştir.
İçim yanıyor kimseye anlatamıyorum. Hoş sen bile anlayamadıktan sonra kim anlasın. Bana güldüklerini biliyorum bunu iliklerime kadar biliyorum. Varsın olsun, gülsünler, ben biliyorum içimdekileri. Yorgun bedenimi yıldızlara taşıyacaklar bu benim en mutlu günüm olacak. Sevdiklerimi oradan görebileceğim. Bir kahve telvesi, bir sigara dumanı kadar yakın olacağım sana. Sana ve sevdiğim tüm insanlara.
Son bir sevgi son bir mutluluk yakaladım seninle, belki de çok kısaydı kimileri için. Nereden bilsinler benim için bir ömre bedel olduğunu. Ben gözlerimde yaşadım bu aşkı ve yine gözlerimde bıraktım umutlarımı. Bunları bir gün okuyacak mısın? Okurken ağlayacak mısın bilemiyorum. Ama beni anlayabilmen için çok zaman geçmesi gerekiyor belki yüzyıllar. Yalnızları oynuyorum sen bile farkında olmadan. İşte ben buyum, kimsenin istemediği, kimsenin anlamadığı. Anlamak istemediği. Uykuların en tatlısı senin için olsun canımın içi…
Aynı sokakta oturuyorduk. Her gün bir kızla geliyordu .Adı esrarengizdi, herkes onun hakkında farklı şeyler söylerdi. Fakat kimse gerçeği bilmezdi. Kirli sakalları vardı. Yeşil gözlü esmerdi. Mahallenin kızları hayrandı ona. Bense nefret ederdim. Hiç kimseyle konuşmaz. Sadece gelir geçerdi. Bir gün onunla yolda karşılaştık. Çok güzel bir yüzü vardı. Bana gülümsedi. şaşırdım. Ama yine de onu sevmiyordum. Fakat o çok farklıydı.Gece boyunca lambası yanardı. Uyumak yerine onun evini seyrederdim. Onu sevmediğim halde her şeyiyle ilgileniyordum. Yavaş, yavaş onu gözlemeye başladım. O an anladım ki, Ona karsı hissettiğim şey sevgiymiş. Artık O eve gelmeden uyuyamıyordum. Yanına gelen kızları kıskanırdım. Herkes onun kötü olduğunu söyleyince. Hep onu savunurdum. Onunla karşılaşmak için kapıda dururdum.
Onu yine yolda gördüm. Bana göz kırptı. Yanımdan geçerken onu çağırdım. “Acelem var Küçüğüm” dedi. Bana aramızdaki yaş farkını hatırlatmıştı, eve gidip ağladım. Karar verdim Ona aşkımı ilan edecektim. Yolunu gözledim. Bir gün onu gelirken gördüm. Peşine düştüm o eve girdi. Biraz bekleyip kapıyı çaldım. Açtı “Ne var Küçüğüm” dedi. “Seni Seviyorum” dedim. Gülümsedi “Evet” dedi. “Ne evet” dedim. Konuşmadı. Koşarak dışarı çıktım. Bir ay boyunca evden çıkmadım.
Bir gün kızlarla konuşurken. Ambulans geldi onun evine girdi. Sedye ile onu dışarı çıkardılar. Önümüzden geçerken. ‘”Ben de seni Küçüğüm” dedi. Kıpkırmızı oldum herkes bana bakıyordu. Ağlayarak koşmaya başladım. Aksama kadar sokakta gezdim. Göz yaşlarım durmadan akıyordu. Sonra eve geldim. Annemler ondan bahsediyorlardı. Sevdiği bir kız varmış. Ailesi evlenmesine izin vermeyince kız evden kaçmış. Sokak serserileri onu öldürmüş. Eve getirdiği kızlar evi olmayan kızlarmış. Kimi sevdiyse ölmüş. Çok sevip acı çekmiş. İntihar edip hastaneyi aramış. Polisler evin duvarında “Küçüğüm” yazısını bulmuşlar. “KÜÇÜĞÜM SEN DE ÖLME” yazıyormuş. “Ben de seni sevdim, sevdiklerim gibi sen de ölme diye ben öldüm KÜÇÜĞÜM”
aşk mektupları
Canım Sevgilim ikra;
Bu mektubu sana okul dan yazıyorum..Seni ne kadar sevdiğimi bilemezsin.Eski günlerimizi
unutamıyorum.Seninleyken dinlediğimiz sev şarkısı çalıyor ve ben şuan da o şarkıyı
dinliyorum.Mazimiz geliyor aklıma.Çok üzülüyorum sevgilim..Bana verdiğin sözler,ettiğin yeminler,bir türlü
çıkmıyor aklımdan..Hani bana söylediğin aşkım lafı var ya,işte o benim hayatımı değiştirdi.Seninle
geçirdiğim günler geliyor aklıma. 18 yıldır boş yaşamışım.Bana hayatımın en güzel günlerini yaşattın.
Farkında mısın sevgilim? Bugün beni terk edişinin 40. günü.Sana hainsin diyeceğim ama dilim varmıyor..Diyemiyorum..
Bir gün kahvaltı yaparken kafana şeker kasesini fırlatmıştım.Sen de ani bir
refleksle eğilerek tehlikeyi bertaraf etmiştin ve bana haha demiştin.Ama arkasından gelen reçel
kavanozunu hiç hesaba katmamıştın sevgilim.Yüzünden süzülen reçel ile çok tatlıydın.
ikra; Seni her zaman çok sevdim ve sevmeye devam edeceğim.Seni hiçbir zaman unutmayacağım
Ben yalnızca sana bağlı kalacağım (sen başkasının olsan bile) Beni terk ettiğin gün pasta almıştım.
Üzerinde 30 gün içerisinde tüketin yazıyordu. Bugün 40 gün olmuş ve ben o pasta i yedim sevgilim.
Gerisi Allah’a kalmış…Ölürsem seni çok sevdiğimi,senin için aşkım bile feda edeceğimi unutma.
Bu arada sakın mezarıma gelme!!!
Son olarak; bitanem ikra
Geçtiğimiz yaz Türkbükü’nde kaldığımız bir otelin lobisinde görmüştüm onu.Hayatımda gördüğüm en güzel kızdı.Tam tamına üç gün bir gölge gibi adım adım onu takip edip bir arkadaşı olmaması için milyonlarca dua ettim.Dördüncü gündü tüm cesaretimi toplayıp (bilseniz nasıl bir güçlükle) kendisine merhaba diyebildim. Üç gün içinde izleyebildiğim kadarı ile agresif bir kızdı ve işin içinde onca insan arasında terslenmekte vardı.Ama bunu yapmazsam asla benim farkımda dahi olmayacaktı.
“Seni gittiğim bir kaç yerde görmüştüm” dedi. Küçük bir yerdeyiz mümkündür diyerek belkide kızaran yüzümü gizlemek istercesine bakışlarımı bir anda dışarıya doğru çevirdim. İlk konuşma ilk yemek ilk teklif siyah beyaz bir sinema filmi hızında idi ve istisnasız dünyanın en mutlu insanı bendim.İstanbulda yaşıyordu en güzel tarafıda buydu çünkü tatil sonrasında da onu görmek onunla konuşmak için bir zorluk yaşamayacak en güzeli hasret diye bir şey bilmeyecektim.İstanbulda bir şirkette halkla ilişkiler uzmanı olduğunu ailesinden ayrı yaşadığını ve en güzeli yanlız olduğunu söylemişti. Rüya gibi yirmi gün, ömre bedel yirmi gün yaşadık.Aşkımızı tüm Bodrum’a dağına taşına tüm sahillerine haykırdık.Öyle ki nikahımızın burada olması hususunda dahi fikir birliğine varmıştık.
İznim bitiyordu birlikte geri dönmeyi teklif ettim bir hafta daha kalmak istediğini söyledi .İstanbulda görüşmek üzere vedalaşıp ayrıldık. O bir hafta geçmek bilmedi saatleri değil dakikaları bile saydığımı söyleyebilirim.İşin kötü tarafı telefonuna ulaşamıyordum ve otobüs yolculuğu esnasında kapalı olabileceğini düşündüm ama yine de çok huzursuzlandım Ve söylemiş olduğu dönüş tarihinin gecesi bir saniye gözümü kapatamadım. Sabah bir çiçekçiden aldığım bir demet çiçek cebimde ona hayatımı sunacağım bir alyans ile çalışmış olduğu xxxx firmasının kapısında soluğu aldım. Pek çok insan gelip geçmesine rağmen onu göremedim.Belki de dalgın bir anıma gelmiştir diyerek telefon ettim “aradığınız numara kapalı yada kapsama alanı dışındadır” diye soğuk bir ses. Kapıdaki güvenlik görevlisine x hanımın gelip gelmediğini sordum öyle birisinin olmadığını söyledi.Öylece kalakaldım elimde çiçekler cebimde hayatımın en değerli armağanı ile.
Herşey çok zor görünmesine rağmen çok kolay gerçekleşmiş mutluluğu doyasıya yaşamıştım ama bu şoku atlatmak açıkçası o kadar da kolay olmadı benim için. Sağlığım bozuldu bunu takiben o aralar işlerim bozuldu kısacası bir anda tüm hayatım alt üst oldu.
Dayanamadım bu yaz yine Türkbüküne geldim bir his onu burada bulacağımı söylüyordu sanki. Sırf onu bulmak ,yüzüne tükürebilmek bu şekilde acımı hafifletebilmekti tek düşüncem.
Ve bir aydır Bodrum’da aralıksız olarak yaptığım araştımalar neticesinde Gölköy de bir otelde onu buldum.Tamda tahmin ettiğim üzre bir kaz bulmuştu ve yaz aşkının tadını çıkarıyordu. Kurduğum tüm cümleler kilitlendi saf aşığı gördükçe kendimi gördüm .Akıllı olanın o değil kendimin aptallığına güldüm ve tek kelime etmeden oradan ayrıldım.Belki de yüreğimdeki sızı engel oldu bir şey söyleyememe.Bilmiyorum doğrusu.Ben buna bir ad koyamadım.
Mutlu olun mutlu kalın.
