Archive for the ‘magazin’ Category

27
Tem

Catherina Zeta Jones, 7 dakikalık şampuan reklamında oynayarak 2.5 milyon dolar kazandı

Written by admin Add Comments
Catherina Zeta Jones, 7 dakikalık şampuan reklamında oynayarak 2.5 milyon dolar kazandı

Galler doğumlu 39 yaşındaki güzel oyuncu Catherina Zeta Jones, 7 dakikalık şampuan reklamında oynayarak 2.5 milyon dolar kazandı. Michael Dougles ile evli olan başarılı oyuncu Catherine Zeta Jones sadece Çin ve Japonya televizyonlarında gösterilen Unilever’in Lux marka şampuan reklamından saniyede 6 bin dolar kazanırken Jones böylelikle, Birleşik Krallık’ın en çok kazanan aktristi oldu.

27
Tem

akın Popüler müzik berbat durumda

Written by admin Add Comments

Söz yazarı ve şarkıcı Akın, altı yıl aradan sonra “Adrenalin” albümüyle piyasaya dönüş yaptı. Pop, R&B ve etnik sound’ların hakim olduğu albümüne çok güvendiğini söyleyen Akın, piyasanın geldiği durumdan ise dertli: “Popüler müzik 8-9 yıldır berbat. Artık pek güzel iş çıkmıyor.”

Neden yeni albüm için altı yıl beklediniz?
- Zaten son albüm 2003’te çıkmıştı. 2004’e kadar onun konserleri ve promosyonlarıyla zaman geçirmiştik. Sonra bir yıl kafa dinledim. Buna ihtiyacım vardı. Çünkü bu piyasa gerçekten yoruyor insanı. Gezip tozdum epey… Müzik ile alakamı yüzde 100 olmasa da kestim. 2006’nın yazında yeniden başladım albüm çalışmalarına. Geçen yaz tamamlayabildik fakat istediğimiz tarihe yetiştiremedik. ıyi ki de beklemişiz, o arada başka şarkılar girdi albüme çünkü… Mesela Serdar Ortaç’tan bir şarkı aldım.

Tek bir albüm için 19 şarkı fazla değil mi?
- Fazla ama hiçbirine kıyamadım, ne yapayım… Bu şarkıların hepsinde 4-5 aylık çalışma yatıyordur. Her şarkının bir sebebi var yani… Böyle olunca koyabildiğim kadar koyayım dedim, hepsini aldım albüme… Tepkileri görünce “ıyi ki böyle yapmışım” dedim ama… Herkesin en fazla 7-8 şarkıyla albüm yaptığı dönemde 19 şarkıyla çıkmam şaşkınlık yarattı.

Albüm için “cesurca” tabirini kullanıyorsunuz… Neden?
- Evet, çünkü cesurca hareket ettiğimi düşünüyorum. Mesela çoğu müzisyen, piyasa şartları gereği içinden gelen her şeyi yapamaz. Yurtdışındaki adamlar neler yazıyor, biliyorsunuzdur. Türkiye’de ise bu rahatlık yok. Hep “Dur şunu yapmayayım, birisi bir şey der, bunu radyolar yayınlamaz” endişesi hakim… Öyle olunca da bütün şarkılar birbirine benzemeye başlıyor. 2000 yılında ben, Türkiye’ye R&B geldi diye seviniyordum. Aynı şey rock müzik için de geçerliydi… Derken bir baktım, tak bir fren koyduk! Genel popüler müzik 8-9 yıldır berbat durumda… Artık güzel iş pek çıkmıyor.

1,5 YILDIR BİR SEVGİLİM VAR

Bu altı yıl sizde ne gibi değişiklikler yarattı?
- Çok büyük değişiklikler olduğunu söyleyemem, sadece fikirlerimde değişiklik oldu. 1,5 senedir beraber olduğum biri var, bu bir değişiklik örneğin… Bir de insan olarak olgunlaştığımı düşünüyorum.

Yaş kaç oldu?
- 41…

Olgunlaşmaktan kastınız ne?
- Mesela eskiden risk almak istemediğim, korktuğum birçok şeyi yapabildim bu albümde. Yani eskiden yapılmaz denen her şeyi bu albüme koydum.

‘SİTTİN SENE’Yİ YANLIŞ ANLADILAR

“Adrenalin”de kullandığınız “sittin sene”yi yanlış anlayanlar oldu mu?
- Çok tepki gelir diye bekliyordum, ama hiçbir tepki gelmedi ve buna çok sevindim. Sadece bir tane radyoda bu şarkı yasaklanmış. Demek ki bu tabirin Arapça’da 60 sene manasına geldiğini ve atalarımızın çok kullandığını bir tek onlar bilmiyormuş. Başka hiçbir radyoda böyle bir sıkıntı yok.

Köprünün altından çok sular aktı, altı yıl çok uzun bir zaman… Kendinizi genç kitleye nasıl ifade edeceksiniz?
- 17-18 yaşındakilerin beni bildiklerini zannetmiyorum. Belki abisinden, ablasından dolayı adımı duymuş olanlar vardır. Bakalım… Biraz zaman, biraz sabır gerek…

‘YENı BİR ŞEY VERıRSEK MİLLET ANLAMAZ’ SANIYORLAR

Türk popunun 90’lardaki şaşaasına yeniden kavuşacağına inanıyor musunuz?
- O dönemlerde albümlere daha çok vakit harcanıyordu, yapılanlar da takdir görüyordu. Sizi sevmeyen bile işinizden dolayı sizi takdir edebiliyordu. 90’larda insanlar bütün samimiyetlerini ortaya koydular. şimdi ise durum farklı… Pop müziği baz alırsak; bir kere durmadan günübirlik şarkılar ortaya çıkıyor. Biri yeni bir iş yapmış diye seviniyorum ama bakıyorum ki çok sıradan. Beynin onu tamamen algılaması 3-5 gün sürüyor. Beyin onu kabul edince de yeni şeyler arıyor. Tabii kült şarkılarda durum farklı; her dinlediğinizde beyin yeni bir şey alır onlardan. Mesela aradan 25 yıl geçmesine rağmen ben Micheal Jackson’ın “Thriller” albümünü hâlâ zevkle dinlerim, hâlâ onda yeni şeyler keşfederim. Bizim “haydi hücum Türk popu”nda şarkı üç gün sonra bitiyor. Açıkçası bunlar beni tatmin etmiyor. Plak şirketleri hep “aynı şeyleri yapın, yeni bir şey verirsek bu millet anlamaz” diyorlar ama sen bir ver bakayım bu millet anlar mı, anlamaz mı o zaman görsün!

SERDAR ORTAÇ “EN İYİ ALBÜM SENİNKİ” DEDİ

Yaz için plan veya programlarınız var mı?
- şu an tamamen albüm tanıtımına konsantre olmuş durumdayım. Çünkü bu albüme çok güveniyorum. Serdar (Ortaç) da “şu anda piyasadaki en sağlam albüm seninki abi, sadece iyi tanıt” dedi. Ki haklıdır, iyi tanıtmak lazım

27
Tem

3 konser bir arada

Written by admin Add Comments

Fanta Gençlik Festivali’nin son durağı olan Kuruçeşme Arena’da Kenan Doğulu, Ceza ve Pinhani sahne aldı. Festival alanını hınca hınç dolduran 14 bin kişinin, kimi dinlemeye geldiğini anlamak kolay olmazken; rock, pop ve rap gibi farklı müzik türlerini barındıran konserler boyunca eğlence ve çığlıklar bitmek bilmedi.

Rock’n Coke olur da Fanta’nın festivali olmaz mı; o da olur. Eskişehir’de başlayıp 15 şehir gezen festival son durağında İstanbul’daydı. Bir kaç gece önce Julio Iglesias’ı ağırlayan Kuruçeşme Arena Sahnesi şimdi ise Kenan Doğulu, Ceza ve Pinhani için hazırlanmış. İlk önce Pinhani çıkıp ısınma turlarıyla herkesi sahne önüne toplayıp, sevilen şarkılarını bir bir söylemeye başlıyor.

Çakma Pinhani doları

“Kavak yelleri” dizisi ile üne kavuşan grup iyiden iyiye kendi fan kitlesini oluşturmuş. Çünkü sadece “Hele bir gel”e değil; Pinhani’nin her söylediğine eşlik ediyorlar. Sekiz kişi ile sahnede duran grup kendilerine ayrılan sürenin sonunda “Düğün” isimli şarkılarını söylüyorlar. 24 gün boyunca yanlarından ayrılmayan, fotoğraflarını çekip teknik destek sağlayan Fanta Team’in de sahneye çıkmasıyla; tam bir düğün havası oluyor finalde. 20-25 kişi sahne üstü düğün yapıyorlar. Hatta üzerinde Pinhani yazılı çakma 100 dolarlar fırlatılıyor seyircilere.

Rap’in Ceza’sı

Ceza’nın çıkmasına dakikalar kala sahnede hummalı bir çalışma başlıyor. Pinhani’nin eşyaları hızla toplanıyor, DJ Setup ve dev yazılarla üzerinde “Ceza” yazan dekor getiriliyor. Çok değil 18 dakika içerisinde ışıklar kapanıyor ve “Yerli Plaka” şarkısıyla ile Ceza sahnedeki yerini alıyor. Yaşları 9’dan başlayan tüm Ceza’severler, ön sıralara doğru, boylarının da avantajlarını kullanarak geçiyorlar. Kafalarına taktıkları bantlarda ise çok sevdikleri rapçinin adı var. Ceza taramalı tüfek gibi saydırıyor kelimeleri. Nasıl unutmuyor bu adam şarkı sözlerini diye düşünürken buluyorum kendimi. Sahneye Ayben de çıkıp ağbisiyle omuz omuza rap yapıyor. Berlin’den taa uzaklardan gelen rap tayfasından Killa Hakan ise gecenin ikinci sürprizi oluyor. “Son şarkımı söyleyip sırayı Kenan Doğulu’ya bırakacağım” diyor Ceza. Kimse kırılmıyor, efendice alkışlayıp Kenan’ı bekliyorlar.

Patron Kenan

Ceza’nın ardından sahne Kenan Doğulu için hazırlanıyor. Yüksek platformlar, sahneye tepeden inen bir merdiven ve kalabalık bir orkestra. 15 dakika içerisinde Kenan Doğulu merdivenin tepesinde beliriyor. Az önce “yo yo” diye bağıran kızlar şimdi “Kenaaaaan” diye bağırıyorlar. “Patron” ile giriş yapıyor Kenan Doğulu. Mavi kot pantolon, beyaz yelek, ceket ve kravat; anlayacağınız tam patron. Bir iki şarkı hariç oldukça hareketli Kenan Doğulu’nun konseri. Bol bol “Gürültü istiyorum” diye bağırıyor. İstekleri anında oluyor. Eller bir sağa, bir sola diyor; konser alanını dolduran kalabalık dalga dalga sallanıyor. Biraz nostalji yapalım deyip eski şarkılarından söylüyor. Nostalji yapacak kadar eskidiler mi bilmiyoruz ama “Pamuk” şarkısını öyle bir yorumluyor ki Kenan Doğulu; Şebnem Ferah’ın erkek versiyonu diyoruz.

27
Tem

deniz seki yi gine görememiş

Written by admin Add Comments

Niran Ünsal, ikinci kez Bakırköy Kadın Tutukevi’de konser verecek.

Edremit Akçay’da düzenlenen 11′nci Zeytinli Festivali’nde konser veren Niran Ünsal, ikinci kez Bakırköy Kadın Tutukevi’de konser vereceğini açıkladı, 27 Temmuz’da Deniz Seki’nin de yattığı tutukevinde ikinci kez sahneye çıkacağını söyleyen Ünsal, “Deniz çok istediği için kıramadım. Hem oradakilere hem de Deniz’e moral vermek için büyük bir mutlulukla tutukevinde olacağım. Normalde de Deniz’i görmeye gidiyorum ama bu fırsatı kaçırmak istemedim. Onu yalnız bırakmamaya çalışıyorum” dedi.

26
Tem

ayşe hatun önal kalabalıga uymuyor

Written by admin Add Comments

Ünlüler yaz aylarında Bodrum ve Çeşme’ye akın etseler de Ayşe Hatun Önal kalabalığa uymuyor, Anadolu turundan şaşmıyor.
Geçen yaz Burdur’a giden, yaylaları dolaşan ve dağ eteklerinde konaklayan Önal, bu yıl da rotasını Ege ve Akdeniz’e çevirmedi. Bir kız arkadaşıyla beraber Anadolu’nun köylerini gezen eski manken, “Bodrum ve Çeşme’ye yine uğramayacağım. Benim için hayat, yaylalarda” dedi.

23
Tem

sinem kobalın canı sıkkın

Written by admin Add Comments

Sinem Kobal’ın canı sıkıldı

Selena’nın yıldızı Sinem Kobal CHP’li Sefa Sirmen’in oğlu Mustafa Sirmen ile 3,5 yıldır aşk yaşıyor. Çiftin yaz sonunda da evlenecekleri söyleniyor. Ama dün öyle bir dedikodu duyduk ki, akıllara ziyan. Sinem Kobal ile eski futbulcu Hakan Şükür’ün kardeşi Gökhan Sükür’le yeni bir aşka yelken açtığı ve Levent’teki Kanyon Alışveriş Merkezi’nde başbaşa yemek yedikleri idia edildi.

Hemen Sinem Kobal ile konuştuk. ‘Gökhan ile aramızda aşk yok. Olamaz da. Gökhan hem benim hemde Mustafa’nın çok yakın arkadaşı. Üstelik ben, Mustafa’dan ayrılmadım” dedi.

23
Tem

sosyete olunmaz sosyete dogulurmuş

Written by admin Add Comments

Salla şarkısı ve pembe takıntısıyla müzik sektörüne yeni bir ikoncan geldi.

Giyimi, ilginç söylemleri ve seksiliğiyle dikkat çeken Kendi’nin şarkıları tam eğlencelik.


Takma adı Kendi. Evet şu bildiğimiz Şeker Kız Candy’den esinlenme. Gerçek adını söyleyip Barbie imajını bozmak istemiyorum. Leydi Kendi her zaman rastlayamayacağımız bir tip. Bir hafta önce ‘Aksi Single’ adında bir single
çıkardı. 87 doğumlu Kendi’nin en büyük özelliği hayata pembe
bir çerçeveden bakıyor olması. Hayatına dahil ettiği her şey ama her şey pembe. Çantası, çakmağı, bilgisayarı, koltuğu aklınıza ne gelirse. Gelmeyeni de ben söyleyeyim. Bindiği devasa cipini bile pembeye boyatmış. Single’ında üç şarkı bulunuyor. ‘Salla’, ‘Kanki’ ve ‘Kork Benden’. Şarkılarında
80’lerin ruhsal durumunu görmek mümkün. Hayatındaki başka detayları görmek içinse kapılarını ilk defa objektiflere açan It’s a Joke’da buluştuk.

- Albümünden önce şu pembe konusuna değinmek istiyorum, neden her şeyin pembe?
Pembeyi seviyorum. Pembe bir şey gördüğümde ona sahip olmak istiyorum. 300 tane ayakkabım varsa bunların yarısı pembedir. Evimde her yer, her şey pesbembe.

- Çocukluğundan kalma bir şey olsa gerek?
Aslında çocukken hiç bebeklerle oynamadım. Pembe giymedim,
sokakta erkeklerle oynamayı tercih ederdim. Hayatım boyunca
da arkadaşlarım hep erkek olmuştur.

- Tuhaf gelmiyor mu bu durum sana? Çok değişik bir kadınsın.
Renklerden asla sıkılmam. Hele pembeden asla. Değişik bir
kadın olduğum doğru. İnsanlardan soyut yaşamayı
severim. Farklı ve ayrıcalıklı olmak hoşuma gider. Popüler yerlerin kadınıyımdır ama gittiğim yerlerin popüler saatlerini ben yaratırım. Herkesin gittiği saatlerde asla oralarda olmam.

- Çekim yaptığımız bu kıyafetle rahatlıkla dışarı çıkar mısın mesela?
Evet çıkarım. Altımda arabam var. Üstelik ben her
yerde dolaşmam.

- Salla şarkısındaki gibi mi yaşıyorsun hayatını?
Cebimde Visa’m, altımda arabam var. Topuklarımı çıtlatarak bu geceki rengimi arıyorum kıvırtarak. Evet aslına
bakarsanız öyle : )

- Atiye’nin de salla şarkısı var, üstelik kliplerinizde aynı otobüsü kullanmışsınız.
Bizim şarkılarımız onun albümünden çok önce bitmiş ve klibimiz çekilmişti. Aynı dansçılar, aynı otobüs ve aynı şarkı ismi, biraz garip olmuş. Ama bunun Atiye’yle değil ekibiyle ilgili olduğunu düşünüyorum.

- Kanki şarkısında arkadaşlarından çok çektiğini anlatıyorsun?
Evet, çünkü bizim dünyamızın arkadaşlıkları çok sahtedir.
Tam anlamıyla iyi gün dostlarıdır. Kızlardan korkarım, sanırım güzel ve yetenekli olduğum için etafımdaki kızlardan hep kötülük gördüm.

- Sizin dünyanız nasıl bir dünya?
İşte buraların çocukları… (Nişantaşı’nı kastederek.)

- Şarkı söylemek bir anda mı aklına geldi?
Hayır hep aklımda müzik vardı. Şarkı söylemek istiyordum. Lisedeyken bir müzik grubumuz vardı ve ben davul çalıyordum. Sonra annemin ısrarıyla bir yıl piyano eğitimi aldım. Ama piyano çalmak bana göre bir şey değil, sıkılıyorum. Hilmi Özer’le tanıştığımda böyle bir projeyi başlattık. Çünkü ben eteğimi giyip çıkıp lay lay şarkı söyleyemem. Her şeyim konsept olmalı.

- Geçmişinde işe dair neler yaptın?
Neşe Erberk Ajans’taydım. 15 yaşındayken Number One TV’de VJ’lik yapmaya başladım. Reklam filmlerinde ve birkaç dizide de rol almışlığım vardır.

Erkekler güzel kızlara sinir oluyor

Seksi olmayı seven kadınlardansın galiba…
Seksi olmayı kim istemez? Ama çok da kadınsı bir imajım olsun
istemiyorum. İçinde hep renkli tarafları olmasını tercih ederim.

- Seni görenlerden ya da dinleyenlerden nasıl tepkiler
alıyorsun?

Erkekler güzel kızlara artık sinir oluyorlar. Sahip olamadıkları için kızıyorlar ya da saldırıyorlar. Hayret ki bu sefer kızlar daha çok sevdi beni. En çok da bacaklarımı beğendiklerini söylüyorlar.

- Alışverişle aran da bir hayli iyi herhalde?
Her yıl ABD’ye gider ve renkli bulduğumher şeyi alırım.
Sonra burada onları çeşitli şekillerde kullanırım.

- Kendini sosyetik sınıfa dahil ediyor musun?
Sosyetiklik insanın içinde olur. Şarabın en iyisini içme, kitabın en güzelini okuma, kaliteli yaşam isteği insanın
içinden gelir. Sonradan sosyete olunmaz.

Opera veya moda eğitimi alabilirim

- Peki ne tür müzikler dinliyorsun?
Elektronik müziği gerçek enstrümanlarla birlikte dinlemeyi seviyorum. Ruh halime göre caz ya da funk dinlerim.

- Konser ve festival zamanındayız. Rock’n Coke’a gidecek misin mesela?
Orada çadırda kalıyorlar. Bir ara düşündüm fakat Rock’n Coke bana göre değil.

- Bundan sonraki planın nedir?
Liseden sonra çok düşündüm ve konservatuvar okumamaya karar verdim. Çünkü notalar aklımı karıştırıyor. Yurtdışında yabancı dil öğrenmeye gidebilirim. Opera ya da moda eğitimi alabilirim.
Şimdilik gelecek planım bu.

12
Tem

sam ailesinden rock cı cıktı

Written by admin Add Comments

Leman Sam ve Şevval Sam’ın ardından, aileden bir yıldız daha çıktı. 19 yıldır profesyonel müzik piyasasının içinde olmasına rağmen ‘doğru zamanı’ bekleyen Şehnaz Sam, nihayet “Aşka Düşer” adlı ilk albümünü çıkardı. Müzisyen ailenin rock’çı kızı, hakkında merak edilenleri Kelebek okurlarıyla paylaştı.
“Aşka Düşer” adlı ilk albümünüz müzik marketlerdeki yerini aldı. Yapım süresi ne kadar sürdü?
- Albümü kendim yaptığı için çok ince düşünüp, uğraştım. Bu yüzden 3,5 yılda tamamlandı.

Mükemmeliyetçi bir yapınız var diyebiliriz öyleyse…
- Evet. Pis bir Oğlak burcuyum.

Müziğe başladıktan sonra albüm çıkarmak için 19 yıl beklemenizin nedeni neydi peki?
- Müziğe başlar başlamaz albüm yapmanın faydalı olmayacağını düşünüyordum. O yıllarda teklifler gelmişti ama ben istememiştim. Ben Iron Maiden, Scorpions dinliyor, rock müzikle ilgileniyorken, Türkiye’de pop furyası vardı.

Müziğe profesyonel olarak başlamanız nasıl oldu?
- Bir grup kurduk “Çizgi” diye. Ajlan-Mine ikilisinden Mine solistti, ben de davul çalıyordum.

Davula olan ilginiz nasıl başladı? Bir idolünüz var mıydı?
- Davul konusunda öyle bir idolüm yoktu ama ritme ve vurmalı çalgılara ilgi duyuyordum. Küçükken bende sürekli bir ‘vurma’ durumu vardı. Tencereleri ters çevirip çalardım.

Bir röportajınızda bu ‘vurma durumunuza’ kız kardeşiniz Şevval Sam’ın da kurban gittiğini söylemiştiniz…
- Evet, vurmalı çalgı olarak Şevval’i de kullanmışlığım vardır! (Gülüyor) Şaka bir yana, davula olan ilgim artınca ders almaya başladım. Sonra da Kemancı’da çalacak kadar ilerlettim.

Çizgi nasıl bir gruptu?
- Şimdiki Keops’un yerinde eskiden 54 adında bir disko, onun girişinde de Ece Bar vardı. Dönemin sinemacıları, yazarları, şairleri oraya gelirdi. Ece Bar’da caz ağırlıklı müzikler çalınırdı. Çizgi ile burada program yapmaya başladık ama bir yıl içerisinde müzik dünyasında acayip bir değişme oldu. Aşkın Nur Yengi, Yonca Evcimik, Burak Kut gibi isimlerle pop furyası başladı. Bütün cazcılarla birlikte davulcu olarak ben de işsiz kaldım.

Caz müzik sevdanızdan dolayı mı işsiz kaldınız?
- Biraz solist kaprisinden işsiz kaldık. O zaman Mine “Şu parçayı söylemem, bunu söylemem, Türkçe şarkı söylemem” diyordu. Haklıydı da, çünkü caz söylemek istiyordu. Tabi sadece bu değil, grupla da problemler vardı. Grubu yürütmek zordur çünkü. Böyle olunca ben o yıllarda şarkı söylemeye başladım. 1995 yılında Mirkelam ile tanıştım ve ona vokalistlik yapmaya başladım. Aynı yıl kızlardan oluşan Zeytin grubunu kurduk.

OKAN YÜZÜNDEN GRUP DAĞILDI

Şebnem Ferah ve Özlem Tekin’in de olduğu, kızlardan oluşan Volvox’a alternatif olarak mı kurdunuz Zeytin’i?
- Tam olarak alternatif diyemeyiz ama Volvox bize iyi bir fikir verdi.

Tamamı kadınlardan oluşan bir grubu idare etmek nasıldı?
- Aylin Aslım’ın solistlik yaptığı güzel bir gruptu. Kemancı’da iki yıl kadar sahne aldık. Sonra ekip dağıldı.

Neden dağıldınız?
- Bizim dağılma sebebimiz, Okan Bayülgen’dir.

Nasıl yani?
- Okan Bayülgen o zaman televizyon programına başlayacaktı ve bize “Gelin, benim grubum olun” dedi. Grup fikirsel olarak ikiye bölündü. Bir kısım televizyonu istedi, bir kısım istemedi.

Siz hangi kısımdaydınız?
- Ben pek istemedim ama nötr kaldım ve kızlara bıraktım kararı. Pentagram grubundan Murat’ın şimdiki karısı Alper bizim basçımızdı.

Hani benim ismim de Servet ama Alper kız ismi mi?
- Evet.

Neyse konumuza dönelim…
- Alper istemedi ama Aylin çok istedi. Sonuçta Aylin popülarite için istedi. Bense daha çok madara olmayalım diye tarafsız kaldım. Herkes kabul etseydi gidip çalacaktım ama… Böyle olunca Okan Bayülgen araya girdi ve ne olduğunu anlamadan Zeytin dağıldı. Kemancı konserlerimiz full geçerken, birden ara verme kararı aldık.

ÖZGÜRLÜĞÜME ÇOK DÜŞKÜNÜM

22 yaşındayken ilk evliliğinizi yapıp aile kurdunuz. O zamanlar müzik hayatınızın neresindeydi?
- O zamanlar kafayı müzikle bozmuştum. ‘Ne yapıp da kendimi iyi ifade edebilirim’in peşindeydim. Bir yandan gelen teklifleri reddediyor, bir yandan da para kazanmam gerektiğini düşünüyordum.

Aileniz destek olmuyor muydu?
- Sonuçta 22 yaş, ekonomik özgürlüğünüzü almanız gereken bir yaş. Bu yüzden destek almayı çok istemiyordum.

Sizin için ailenin asi kızı diyebilir miyiz?
- Yaptığım müzik gereği böyle bir şey yapıştırılıyor ama tam olarak değildim aslında.

Rock müziğin özünde bir isyan, asilik vardır ama…
- Hayata bakışım için asilikten çok özgürlüğüne düşkün ve kafasına göre yaşayan diyebiliriz. Hiçbir şeye boyun eğmeyen bir yapım vardı, bu yüzden zaman içerisinde yaşam benim için çok zorlaştı. Ona tavrını koy, buna restini çek… Allah’tan çok kavgacı bir yapım yok, insanları severim. Sadece alanıma girenlere karşı sert olurum.

Nasıl bir alan bu?
- Üstüme gelindiğinde ya da beni kısıtlamaya çalıştıklarında daralan bir alan. Özgürlüğüme ve tercihlerime çok düşkünüm.

Anne olmak da tercihiniz miydi?
- Önceleri müziğimi etkilemesin diye çocuk yapmayı düşünmüyordum ama daha sonra zamanımın geldiğini düşündüm ve altı yıldır birlikte olduğum, evlendiğim kişiyle bir çocuk yaptım.

Albüm çıkarmak bu yüzden gecikti diyebilir miyiz?
- Tabii etkisi var, çünkü ben çocuğumu kendim büyütmek istedim. “Çocuk da yaparım kariyer de” deniyor ya, evet yapılır ama nasıl bir çocuk olur o? Ben büyütme aşamasında elimden geleni yaptım. Aramızdaki bağlar sağlam olsun diye oğlum Ali’yi 3,5 yaşına kadar emzirdim. Her şeyiyle ilgilendim. Ama işlerimle de ilgilendim. Zamanı gelince de albüm yapmaya karar verdim. Tam bu sırada müzik sektörü gerilemeye başladı. Bu yüzden biraz gecikti.

Leman Sam’ın kızı olmak albüm yaparken avantaj sağladı mı?
- Tabii ki kolaylıklar oldu ama işini iyi yapmak daha önemli bu sektörde. İşini iyi yaptıktan sonra kimin kızı olursan ol, tutarsın. Ben de hep buna konsantre oldum.

ÇOCUKLUĞUMUZ TRAVMA DOLU

Siz çocukken anne ve babanız ayrıydı. Şimdi oğlunuz için de benzer bir durum söz konusu. Onun bu durumdan etkilendiğini düşünüyor musunuz?
- Hayır, öyle düşünmüyorum. Çünkü babası Ali’yle çok ilgili. Bizde durum öyle değildi. Şevval de ben de travmalarla dolu bir çocukluk geçirdik. Annem çok zorlandı. İki kız çocuğu vardı ama ortada doğru dürüst bir adam yoktu. Aile kurmaya eğilimli olmamın o yıllara dayandığını düşünüyorum.

Erkeklere karşı bir güvensizlik yaşamadınız mı?
- Yaşadım tabii…

Bunu nasıl aştınız?
- Kolay kolay aşamıyorsun. Fakat şimdiki evliliğimde bunu aştım. Eşim de müzisyen ve çok iyi bir hayat arkadaşı. Ona güvenim sonsuz. Ekim ayında yeniden evlendim. Ankaralı eski rock’çılardan.

15 AĞUSTOS’TA AİLE BOYU KONSER

Konserleriniz var mı?
- 15 Ağustos’ta annem, Şevval ve ben, Kuruçeşme Arena’da özel bir konser vereceğiz. İçinde bize dair sürprizlerin de olduğu, üçümüzün orkestrasının da yer alacağı bir konser olacak. Bunun dışında Çiçek Bar’da ayda bir programlarım olacak. Hafta sonları da Bodrum’daki Yalıkavak Yacht Club’da yaz boyunca sahne alacağım

12
Tem

damat siparişi

Written by admin Add Comments

Türkan Şoray, kızı Yağmur un taleplerinin arttığını belirterek ‘Görücüye bile geldiler’ dedi.

Türk Sineması’nın sultanı Türkan Şoray, Kanaltürk’te Bilal Özcan’ın sunduğu “Laf Aramızda” programında çok özel açıklamalarda bulundu:

-Kazandığım paranın yarısından fazlasını vergiye ve kostümlere harcadım. Çok ışıltılı dünyaların insanı gibi değilim. Çok halkın içinden biriyim. Halk beni böyle benimsedi. Eğer benim limuzinim , uçağım olsaydı, halk durakta otobüs beklerken ben Mercedes’le yanlarından geçseydim, o halk beni sevmezdi.

-Günde 10-12 gazete okuyorum, haberleri çok yakından takip ederim. İnsanların ekonomik sorunları beni çok ilgilendiriyor. İnsan filesini nasıl dolduruyor, ekmek nasıl kazanıyor, bu beni çok ilgilendiriyor. Birçok insan mutsuzken, ben de mutlu olamam.

-Yağmur doğduktan sonra uçaktan korkmaya başladım. Bir keresinde Cihan (Ünal) Bey’le, Çeşme’den İstanbul’a geliyoruz ve bir anda uçak türbülansa girdi. O anda aklıma sadece aklıma Yağmur geldi ve “Yağmur şimdi ne yapacak diye düşünmeye başladım” Yağmur İstanbul’daydı ve Cihan’la bana bir şey olursa; Yağmur anasız babasız büyüyecek diye düşündüm. O gündür uçaktan korkarım.

-Cep telefonu olmasaydı Yağmur’u Amerika’ya göndermezdim. Çünkü o Amerika’dayken sürekli cep telefonuyla konuşuyoruz. Mesela sinemaya ya da tiyatroya gittiğinde telefonu kapalı olacağından bana haber veriyor ve ben de onu 1-2 saat merak etmiyorum. Aksi takdirde çıldırırdım herhalde. Aynı zamanda erken kalkması gerektiği zamanlarda “anneciğim beni uyandırır mısın?” diyor.

Şoray, hayalindeki damat adayını ise şu sözlerle açıkladı: “Öncelikle kızım Yağmur’u mutlu etmesi lazım. Kazancının çok yüksek olmasa bile iyi seviyede olması lazım. Aynı zamanda da kızımı çok sevmeli ve çok saygılı biri olmalı. Çok kazanması gerekmiyor ama; iyi bir kariyeri olmalı

11
Tem

seda üren düzgün fiziyiyle dikkat cekti

Written by admin Add Comments

Seksi şarkıcı Seda Üren fit vücuduyla dikkat çekti.

ŞARKICI Seda Üren de tatil için Bodrum’u tercih etti. Önceki gün Türkbükü’ndeki Chocolate’ta bol bol denize girip güneşlenen Üren, fit vücuduyla dikkat çekti. Yeni sezon için enerji depoladığını söyleyen güzel şarkıcı Bodrum’un kavurucu sıcağından bunaldıkça kendisini duşun altına attı.

Hikayeler ve - hikaye web siteleri
Zirve100 Toplist

site haritası yabancı film izle kapak laflar